22/4/2007 · Kategori: haberler

Google'dan 23 Nisan'a Özel Logo...
21.04.2007 22:13
Google Türkiye’nin anasayfası www.google.com.tr’de ilk defa 23 Nisan’da Türkiye için özel bir “Doodle" yani özel tasarımlı logo yayınlanacak.

Google Türkiye’den yapılan açıklamaya göre, Google Türkiye anasayfası logosunun yerine, Türk çocuklarının 23 Nisan’ını ve Ulusal Egemenlik Bayramını kutlayan özel tasarımlı bir logo kullanılacak.
      Doodle olarak nitelendirilen bu özel tasarımlı logolar, 1999 yılından itibaren Google’ın kurucuları Larry Page and Sergey Brin tarafından kullanıldı. İlk Doodle, Eylül 1999’da, Larry Page ve Sergey Brin tarafından Nevada’da ki “Burning Man" konferansına giderken, Google’ın anasayfasına konuldu. Yanan bir çöp adam şeklindeki Doodle’ın konulma amacı sitede bir sorun olması durumunda uzakta olduklarını belirtmek içindi.
      Doodle uygulamaları, tüm dünya ülkeleri için önemli gün ve tatillere, kültürel olaylara ve tarihte yer alan önemli kişilere bu benzersiz platformda yer vererek, dikkat çekmeyi amaçlıyor. Ayrıca internet kullanıcıları, bu özel tasarımlı logonun üstüne tıklayarak, o güne, kişiye, konuya özel daha ayrıntılı bilgiye erişebiliyorlar.
      Google, EMEA Bölgesi Pazarlama Müdürü Yonca Brunini, “Bu Doodle’ı google.com.tr’de yayınlamamızın sebebi Türk internet kullanıcılarını Google Doodle- özel logolarına gösterdikleri inanılmaz ve sürekli ilgidir. 23 Nisan logosu Google’ın Türkiye pazarına verdiği önemin ve bağlılığının bir göstergesidir ve umarım tüm kullanıcılarımızın beğenisini kazanır" dedi.

4/3/2007 · Kategori: haberler

Sivilcesiz olmak istiyorum!

Çok gözenekli ve iyi temizlenmeyen ciltlerde oluşan siyah noktalar ve sivilcelerden kurtulmanın yolları...

2 Mart 2007 Cuma

Gözenekler yağ üretip salgıladıkları için cildi alerjiden ve çevre kirliliğinden koruyor. Eğer gözenekler olmasaydı, yağlar derinin altına iner, yüzde kistler oluşur ve deri altında enfeksiyonlar meydana gelirdi. Ancak çok gözenekli ciltlerde, eğer cilt iyi temizlenmiyorsa siyah nokta oluşuyor. Uzmanlara göre hem görünüm hem de sağlık açısından siyah noktanın oluşmasını engellemek gerekiyor.

Yağlı ciltlerde gözeneklerin daha açık olduğuna dikkati çeken uzmanlar, herhangi bir sağlık problemi yaşayıp tedavi amaçlı ağır ilaçların kullanılmasıyla da cildin yağlanabildiğini kaydetti. Cildin yağlandığı zaman gözeneklerin açıldığını ifade eden uzmanlar, yapılan araştırmalar sonunda ultraviyole ışınlarının da gözenekleri genişlettiğinin belirlendiğini vurguladılar. İşte uzmanlara göre sivilceyle başa çıkmanın yolları:

Gözenekleri daraltmak için

Gözeneklerin açılması için ilk etapta gözenekleri kapatmaya çalışmak yerine, yağ ifrazatını durdurmak ya da dengelemek lazım. Yağlı ciltler daima su miktarı az olan ciltlerdir. Su miktarı az olduğu zaman ölü hücrelerin doku yüzeyine çıkıp asitli tabaka ile koruma faktörü oluşturması zorlaşır. Bu nedenle cildin yüzeyi dış etkenlerden zarar görür. O halde ciltteki su miktarı arttırılmalıdır. Yağ ifrazatının yavaşlatılması, ciltteki su miktarının artırılmasıyla mümkündür. Bunun için de su bazlı ürünler kullanılması ve doğru ürünün kullanılması şarttır. Cildinize uygun ürünü kullanmak için de bir uzmana danışmanızda fayda var.
 
www.ekolay.net

17/2/2007 · Kategori: haberler

Beyler, ağlamak ayıp değil!

Evet, gözyaşlarınızı tutmayın! Çünkü gözyaşı eksikliği nedeniyle ortaya çıkan "kuru göz" hastalıklar körlüğe yol açabiliyor.

İnsanlarda gözyaşı eksikliği ile ortaya çıkan ''kuru göz'' hastalıklarının, görme kayıplarına ve körlüğe neden olabileceği bildirildi.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kuddusi Erkılıç, gözün sağlıklı olarak görevini yerine getirebilmesi için gözyaşının vazgeçilmez bir unsur olduğunu kaydetti.

Gözyaşının, gözün üst dış tarafında bulunan gözyaşı bezi ve göz yüzeyindeki gözyaşı hücreleri tarafından üretildiğini kaydeden Doç. Dr. Erkılıç, şunları söyledi:

''Gözümüzün sağlıklı olarak işlevini yerine getirebilmesi için gözyaşı, hayati önem taşıyan bir sıvıdır. Gözün yüzeyini yıkayıp temizleyen gözyaşı, gözün dış yüzeyindeki hücrelerin de yenilenmesini sağlar. Gözyaşı, göze kaçan maddelerin dışarı atılmasına yardımcı olur ve göz yüzeyini temizler. Eğer gözyaşı olmasaydı, göz kapaklarının sağlıklı açılıp kapanması bile mümkün olmazdı. Gözün temizliği yapılamadığı için iltihaplanma ve mikrobik hastalıklar meydana gelir, bunun sonucunda da gözde, geri dönüşü mümkün olmayan rahatsızlıklar ortaya çıkardı.''

Gözyaşı eksikliği büyük tehlike

Bazı insanlarda doğuştan veya sonradan başlayan rahatsızlıklar nedeniyle gözyaşı eksikliği meydana gelebildiğini belirten Doç. Dr. Erkılıç, bu durumda ''kuru göz hastalıkları'' olarak adlandırılan hastalıkların ortaya çıktığını ifade etti.

Doç. Dr. Kuddusi Erkılıç, şöyle devam etti:

''Gözyaşı eksikliği olan insanlar, ağladıkları zaman bile gözlerinden yaş çıkmaz. Bu durumda kuru göz hastalıkları meydana gelir ve iltihaplar ortaya çıkar. Kuru göz hastalıkları çoğu zaman tedavi edilememekte ve körlüğe neden olmaktadır. Bu nedenle gözyaşı salgılanması açısından zaman zaman ağlamak, göz sağlığı için faydalı olabilmektedir.''

13/2/2007 · Kategori: haberler


Bilgisayar ve TV'ye dikkat!

Televizyon ve bilgisayar karşısında hareketsiz kalan çocukların kemikleri yeteri kadar gelişemiyor, kemik erimesi riski artıyor.

 

 

 

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Şükran Darcan, Çocuklukta ve ergenlikte yeteri kadar yapım sağlanmaz ise 40'lı yaşlardan sonra kırıklara yol açabilen kemik erimesi hastalığının kaçınılmaz olduğunu açıklayan Prof. Dr. Darcan, “Çocuklarda ve ergenlikte ne kadar iyi kemik kütlesine ulaşılabilirse, erişkin dönemde osteoporoz gelişme riski azalır. Erişkin yaştaki kemik erimesinin önlenmesi büyük ölçüde çocukluk dönemindeki kemik sağlığına bağlıdır'' diye konuştu.

Genetik yani aileden gelen özelliklerin yüzde 60-70 oranında, çevresel unsurların da yüzde 30-40 dolayında kemik yapımında etkili olduğunu açıklayan Prof. Dr. Darcan, “Ailesel özelliklerimizi değiştiremediğimiz için, en iyi kemik kazanımı sağlayan ve kayıpları engelleyen çevresel faktörlere dikkat edilmesi önemlidir. Anne karnında, çocuk ve ergenlikte beslenme büyük önem taşımaktadır. Hamilelik, bebeklik ve çocukluk döneminde yeteri kadar kalsiyum, fosfor ve vitamin alınmalıdır. Kalsiyumdan en zengin besin maddeleri süt ve süt ürünleridir. Süt ve süt ürünleri aynı zamanda büyüme için gerekli proteini de içerir. Örneğin 5 yaşında bir çocuk en az iki bardak süt veya yoğurt, 1 bardak süt veya yoğurt ve 1 kibrit kutusu peynir yemelidir. Kemik sağlığı için özellikle güneş ışığı ile alınan D vitamini de gereklidir'' dedi.

Aşırı tuz ve protein alımı, gazlı içecekler, çay, kahve, sigaranın idrarla kalsiyum kaybına da yol açtığını açıklayan Prof. Dr. Darcan, “Çay ve gazlı-şekerli içecekler hiçbir zaman süt ve süt ürünlerinin yerini almamalıdır. İçecek olarak ayran tercih edilmelidir. Bazı gazlı içecekler kalsiyumun idrarla atılımını arttırır'' diye konuştu.

Günde 10 kez sıçrama hareketi yapan çocukların kemik yoğunluğunun yapmayanlara göre yüzde 1.2 daha fazla olduğunu belirten Prof. Dr. Darcan, “Kemiklerin ve kasların gerilmesini sağlayacak türde hareketler kemik kazanımının iyi olmasını sağlar. Kemik sağlığı için çocukların bilgisayar ve TV karşısında hareketsiz geçirdiği saatlerin azaltılması gerekiyor'' dedi.

1/2/2007 · Kategori: haberler

Tüm Kimlik Bilgileri Tek Kartta

01.02.2007 19:44
Ehliyet, nüfus cüzdanı, pasaport ve sağlık karnesi gibi belgeler artık tarihe karışıyor.Tüm bu kimlik bilgilerini içeren yeni ve tek bir kimlik kartı "AKİS" geliyor.

Bundan böyle tüm şahsi bilgiler üzerinde mikro chip yerleştirilmiş olan kredi kartı büyüklüğündeki  akıllı tek bir kartta saklanıp kullanılabilecek.

TÜBİTAK Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü (UAKAE) tarafından geliştirilen 'Akıllı Kart İşletim Sistemi' (AKİS) çalışmaları tamamlandı. Sistemin üretim, dağıtım ve pazarlama konusundaki lisans hakları 5 yıllığına Plaskart firmasına devredildi.

 Çırağan Sarayı'ndaki tanıtım toplantısında konuşan UAKAE Müdürü Önder Yetiş, akıllı kart ile ilgili bilgi verdi. Yurtdışından alınacak kartlarda güvenlikle ilgili akıllarda hep soru işareti olacağını söyleyen Yetiş, "AKİS'i kendimiz ürettiğimiz için içeriğini tamamen biliyoruz." dedi.

 Plaskart Genel Müdürü Ali Yıldız, AKİS'in, yurtdışındaki benzerlerinin dörtte bir maliyetine üretildiğini belirtti. AKİS'in Türkiye'deki pazar payını 100 milyon YTL'ye ulaştırmayı hedeflediklerini ifade eden Yıldız, TÜBİTAK'ın satılan ürün başına lisans hakkı alacağını açıkladı.

1/2/2007 · Kategori: haberler

Sigarayı Bırakanlara Altın Öneriler
31.01.2007 15:39
Gaziantep Sağlık Müdürlüğü, sigarayı bırakanlara çok önemli uyarılarda bulundu. İşte altın değerindeki tavsiyeler.
Türkiye'nin Avrupa ülkeleri arasında tütün tüketiminde üçüncü sırada, dünya ülkeleri arasında yedinci sırada olduğunun belirtildiği açıklamada, nüfusun 17 milyonunun sigara içtiği belirtildi. Sağlık Müdürlüğü açıklamasında, sigarayı bıraktıktan sonra sağlıkta yaşanacak gelişmeler şöyle ifade edildi.

  • Sigarayı bıraktıktan 20 dakika sonra kan basıncı ve nabız sayısı normale döner,

  • 12 saat sonra kandaki karbonmonoksit düzeyi normal seviyesine düşer,

  • 2 hafta - 3 ay sonra, kalp krizi geçirme riskiniz azalmaya başlar ve akciğer fonksiyonları gelişmeye başlar,

  • 1 ay -9 ay sonra, nefes darlığınız ve öksürüğünüz azalır

  • 1 yıl sonra, kalp krizi geçirme riskiniz azalır.

    İLK ÜÇ GÜN ÇOK ÖNEMLİ

    “Sigara içenler sigara içmeyenlere göre daha az iştahlıdır. Bu durum sigara içenlerde yeterli ve dengeli besin seçimini de olumsuz etkilemektedir. Sigarayı bırakma ile birlikte özellikle psikolojik bağımlılığı olan bireylerde aşırı besin tüketimine eğilim görülmekte, kolay tüketilebilir ancak yüksek kalorili besin alımı artmaktadır. Bu sebeple sigarayı bıraktıktan sonra ilk 3 gün en zor dönemdir. Özellikle ilk günlerde sigara içme krizinden kurtulmak için aşırı yeme eğilimini önlemek çok önemlidir. Unutmayın ki, sigarayı bırakmak ve sağlığınıza kavuşmak için en önemli neden kendinizsiniz. Örneğin sıcak çikolata yerine süt içmeyi; tatlı yerine meyve yemeyi deneyebilirsiniz. Kuru yemiş yerine kuru meyveleri tercih edin.”

    Tiryakilik B12 vitaminini düşürüyor

    Sağlık Müdürlüğü açıklamasında, sigaranın vücutta neden olduğu zehirli maddelerin atılabilmesi için en iyi kaynağın su olduğu belirtildi. Günde en az 2 litre su içilmesini tavsiye eden Gaziantep Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, şu uyarıları yaptı: “Bu dönemde gerek psikolojik olarak rahatlamayı sağlamak gerek kilo alımını önlemek ve metabolizmayı hızlandırmak amacıyla fiziksel aktivitenin mutlaka arttırılması gerekmektedir. Sigara içenlerde vücudun savunma sisteminde antioksidan olarak görev yapan E, C vitaminleri ile A vitaminin ön maddesi B karotenin kandaki seviyeleri düşüktür. Ayrıca, sigara içiminin bazı B grubu vitaminlerinin düzeyini, özellikle de B12 vitaminini düşürdüğü de bildirilmektedir.

  • 1/2/2007 · Kategori: haberler

    ABD İranı Nükleer Silahla Vuracak

    31.01.2007 22:35

    ABD İran'a saldırı planını yavaş yavaş devreye sokuyor. İşte İran'ı nükleer silahla vurmak için kendi insanlarını bile harcayacak olan ABD'nin korkunç planı..
    Ortadoğu'dan gelen bilgi akışının hemen hepsinde, ABD'nin İran'a birkaç ay içinde nükleer bir saldırı düzenleyeceği yönündeki göstergelerden bahsediliyor.

    Örneğin, ismi açıklanmayan ancak yetkili bir ismin Kuveyt'te yayınlanan Arab Times gazetesindeki açıklamalarına göre, ABD 2007 Nisan'dan önce İran topraklarına füze ve bombalı saldırı düzenlemeyi planlıyor.

    SALDIRI ÖNCE DENİZDEN BAŞLAYACAK

    Saldırı önce denizden başlayacak ve ABD güçlerinin bir kara operasyonundan kaçınmak ve "herhangi bir Körfez ülkesi" tarafından gelecek bir saldırının etkinliğini azaltmak için patriot füzelerle savunma sistemlerini destekleyecek. Burada "herhangi bir" ülke büyük ölçüde İran'ı ifade ediyor.

    Bu bilgiyi sağlayan kaynak, Irak'taki ve bölgedeki diğer ABD güçlerinin, sınırlara konuşlandırılmış patriotlarla kendilerine yönelecek herhangi bir saldırıyı önleyeceğine inanıyor. Yani, yeni bir ABD saldırganlığı hazırlıkları tamamlanma evresine girmiş durumda.

    ABD IRAK'IN BÖLÜNMESİNİ İSTİYOR

    Bu adımın sonuçlarını analiz ettiğimizde şunlar ortaya çıkıyor. ABD, geri dönülmez bir şekilde Irak'ın üç parçaya -Şii, Sünni ve Kürt- bölünmesi planını benimsedi.

    TÜRKİYE DE DAHİL BÖLGE ÜLKELER KAOSA SÜRÜKLENECEK
     
    Bu meselenin en önemli yönü, Ortadoğu'nun çekirdeğinde sonu gelmeyen bir kan gölü yaratacak olması ve Irak'a komşu İran, Suriye ve Türkiye gibi ülkelerin de bunun içine çekilmesidir.

    Böylece, bölgenin istikrarsızlaştırılması meselesi tümden çözülmüş olacak, ki ABD ve özellikle İsrail için en önemli görev de budur. Irak'taki savaş, bölgenin tümüyle istikrarsızlaştırılması sürecindeki ciddi adımlardan sadece biriydi. 

    İRAN'A NÜKLEER SİLAH KULLANILACAK

    Bununla birlikte, Irak ve Afganistan henüz tümüyle "huzura kavuşturulmamış" bir haldeyken ABD'nin yeni askerî kampanyalara dahil olması pek kolay değil (ABD, operasyon için gerekli kaynaklardan yoksun). Bunun dışında, Washington neo muhafazakârlarına karşı protestolar da tüm dünyada yoğunlaşmaya başlayacaktır. Tüm bunlardan ötürü, ABD İran'a karşı nükleer silah kullanacak. Ve 1945'teki Japonya saldırısından sonra bu, ABD'nin bir savaşta kullandığı ikinci nükleer silahlı saldırı olacak.

    İsrail ordusu ve politik çevreleri, 2006 Ekim'inden bu yana İran'a karşı nükleer ve füze saldırısı ihtimalinden açık bir şekilde bahsediyor. Bu düşünce G. Bush tarafından da hemen desteklendi. Şimdilerde ise, nükleer saldırıların "gerekliliğinden" bahsediliyor.

    İSRAİL VE ABD KURBAN ROLÜNE BÜRÜNECEK

    Muhtemelen, Hizbullah ve Filistin direnişi de daha aktif olacak. Kurban kılığına bürünecek olan İsrail, saldırıyı meşrulaştırmak için çeşitli provokasyonlarda bulunacak.

    ABD'nin İran'a saldırı ihtimali yüksek. ABD Kongresi'nin bu savaşa izin verip vermeyeceği net değil. Bu engeli aşmak için bir provokasyon sahneye konulabilir (İsrail ya da ABD askerî üslerine saldırı gibi).

    Hatta, 11 Eylül'deki gibi büyük bir provokasyon bile olabilir. O zaman Kongre, ABD başkanına "evet" demek zorunda kalacaktır.

    Global Research (Kanada merkezli düşünce kuruluşu)

    GENERAL LEONID IVASHOW